| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Çözüm olmasın diye 33 askeri öldürttüler

Taraf - Istanbul - 08.11.2008 “Genel af çıkacaktı, PKK’ya Bingöl’de 33 askeri öldürtüp çözümü engellediler” iddiasını Öcalan cezaevinde avukatlarına doğruladı PROVOKASYON İLK AĞIZDAN DOĞRULANDI. PKK lideri Abdullah Öcalan 1993’te 33 silahsız askerin öldürüldüğü Bingöl katliamını İmralı’da görüştüğü avukatlarına doğruladı. Öcalan askerler için verilen yanlış bir istihbaratla yanıltıldıklarını söyledi. ATEŞKESTE ÖNEMLİ GELİŞMELER OLACAKTI O sırada ateşkes olduğunu, önemli gelişmeler beklediklerini söyleyen Öcalan “Ben yanlış bilgilendirildim. Eylemi gerçekleştiren Şemdin kullanıldı ama bunun farkında mıydı, değil miydi, bilmiyorum” dedi. BUNU BANA SORGUDA BİR YETKİLİ ANLATTI Öcalan İmralı’da sorgusuna katılan üst düzey bir yetkilinin kendisine 33 asker olayını anlattığını söyledi: Nasıl oldu, diye sordum. Bana eğer 33 asker öldürülmeseydi çözüme ilişkin gelişmeler olacaktı, dedi. BU SORULARIN CEVABI HÂLÂ YOK 1 O askerler neden hava yoluyla gönderilmedi? Genelkurmay o sırada dağıtıma ya da tezkereye giden askerlerin intikalinin hava yoluyla sağlanması kesin talimatını vermişti. Ama Bingöl’deki katliamın kurbanları için bu emir uygulanmadı. 2 PKK’ya “yanlış istihbarat” veren kim ya da kimlerdi? PKK’ya öldürülen askerler için “Onlar özel eğitimli bir birlik, baskına geliyorlar” denmiş. Bu Ümit Fırat’tan sonra Öcalan tarafından da ima yoluyla doğrulandı. Bu bilgiyi PKK’ya kim verdi? 3 Öcalan’a 33 asker olayını hangi sorgucusu anlattı? PKK lideri yakalandığında 33 asker olayını üst düzey bir sorgucunun kendisine anlattığını söylüyor. O sorguya katılanların kimler olduğu belli iken, bu bilginin kaynağı neden sır olarak kaldı? 4 Demirel 33 asker için neden hâlâ susuyor? “Katliam günü bakanlar kurulunun Demirel başkanlığında toplanıp genel af kararı alacağı ama aynı gün katliam haberi geldiği” iddiası haftalardır ortada. Demirel’in hiç mi sözü yok? 33 er derin komplo kurbanı Türkiye’nin yakın tarihindeki en kanlı olaylardan biri olan 33 silahsız erin 1993’de PKK tarafından Bingöl karayolunda katledilmesi olayının arkasındaki sır perdesi aralanmaya başladı. Taraf’ın 27 ekimde Neşe Düzel röportajıyla gündeme taşıdığı konuyla ilgili olarak Kürt aydını Ümit Fırat’ın “O dönem Öcalan’la pazarlıklar yapılıyordu. Ama olmadı. Çünkü aynı gün Bingöl’de 33 er kurşuna dizildi. Çünkü PKK’li bir time bir takım istihbaratlar verildi. Dezenformasyon yapıldı. Gittiler, o askerleri öldürdüler” açıklamasını, PKK lideri Abdullah Öcalan da doğruladı. Öcalan, 33 erin öldürüldüğü olayla ilgili tartışmalar için “Doğru, o dönem ben yanlış bilgilendirildim. Biz ateşkes ilan etmiştik. O hafta içinde önemli gelişmeler olacaktı” dedi. İmralı’da sorgusuna katılan üst düzey bir yetkilinin 33 erin öldürülme olayını kendisine anlattığını da öne süren Öcalan, “Ben kendisine nasıl oldu dedim. Yetkili kişi eğer 33 asker öldürülmeseydi çözüme ilişkin bazı gelişmeler olacağını belirtti” dedi. DEVLET HABERDARDI • 33 erin katledildiği olaydan dört gün önce bütün yetkili birimlerin PKK’nın karayolunu keseceğinden haberdar olduğu da ortaya çıkmıştı. Bingöl Emniyet Müdürlüğü 21 Mayıs 1993’te ‘gizli’ ibareli istihbarat raporunda Bingöl-Elazığ karayolunun kesileceğini Emniyet Genel Müdürlüğü’ne, Genelkurmay’a, Milli Güvenlik Kurulu’na, Başbakanlık’a, İçişlerine, Milli İstihbarat’a ve Jandarma’ya bildirmişti. KARAYOLUYLA SEVK YASAKTI • Bingöl-Elazığ Karayolu Mendo Deresi mevkiinde 24 Mayıs 1993’de 33 silahsız er PKK tarafından katledilmişti. Terhis olan ya da dağıtıma giden erlerin uçaklarla sevk edilmesi zorunluluğu kararına rağmen, 33 silahsız erin karayoluyla güvenliklerinin sağlanmadan taşınması ve eylem istihbaratının dört gün önceden yetkili birimlere ulaştırılmış olmasına karşın önlem alınmaması büyük tartışmalara neden olmuştu. DERİN DEVLET İSTİHBARATI • 27 ekim tarihinde Taraf’ta Neşe Düzel, Kürt Aydını Ümit Fırat’la yaptığı röportajda konuyu Türkiye’nin gündemine yeniden taşıdı. Ümit Fırat, 33 silahsız erin öldürüldüğü olayla ilgili olarak ciddi iddialarda bulunmuştu. Fırat, Özal’ın politika değişikliğine giderek Talabani aracılığıyla PKK’nın ateşkesi uzatmasını sağlamaya çalıştığını, diğer yandan da bir af kanununu Bakanlar Kurulu’nun gündemine getirdiğini söyledi. Fırat, derin devletin böyle bir ortamda PKK’nın bir timini yanlış bilgilendirdiğini ve 33 erin bu istihbarat üzerine katledildiğini öne sürmüştü. ÖCALAN DOĞRULADI • Ümit Fırat’ın açıklamalarına Öcalan’dan da doğrulama geldi. Fırat Haber Ajansı’ndaki habere göre Öcalan, 33 erin şehit edildiği tartışmayla ilgili şunları söyledi: “Evet bu doğru. O hafta önemli gelişmeler olacaktı. Bu konu çok önemlidir. Doğru ben başta yanlış bilgilendirildim. Bu olay son derece önemlidir. Evet, o hafta çözüme ilişkin bazı gelişmeler olacaktı. Ben buraya getirilirken benim sorgumda bulunan üst düzey bir yetkili bana 33 askerin öldürülme olayını anlattı. Ben kendisine nasıl oldu dedim. Yetkili kişi eğer 33 asker öldürülmeseydi çözüme ilişkin bazı gelişmeler olacağını belirtti. Biz o dönem ateşkes ilan etmiştik, ancak önce Özal öldü ya da öldürüldü. Sonra da bu olay oldu. Şemdin’in bu işi kendi başına yaptığını sanmıyorum. O bu olayda kullanıldı ama farkında mıydı, değil miydi bilemiyorum. Yeşil de vardı o dönemde. Ardından bazı suikastlar oldu. Mumcu olayı da oldu sonra.” PKK’YA İSTİHBARAT VERİLDİ Size çok önemli bir şey anlatayım. 1993’te Özal’ın çabalarıyla PKK’ye yönelik politika değişikliğinde çok önemli bir noktaya gelinmişti. Mekik diplomasisiyle Talabani’yle görüşülüyordu. Öcalan ateşkes ilan etmişti. Özal o dönemde cumhurbaşkanıydı, Demirel başbakandı. Ama talihsizlik Özal aniden öldü. Yerine Demirel cumhurbaşkanı oldu. Henüz Tansu Çiller seçilmediğinden Erdal İnönü başbakan vekiliydi. İsmet Sezgin içişleri bakanı olarak dağdakilere af projesi üzerinde çalışıyordu. 25 Mayıs 1993 günü Demirel, bakanlar kurulu toplantısına ilk kez cumhurbaşkanı olarak katılacaktı ve o günkü bakanlar kurulu gündeminde af vardı. • PKK’yı dağdan indirebilecek bir af mıydı bu? Evet. Bir barış ortamı doğabilecekti. Öcalan’la pazarlıklar yapılıyordu. Ama olmadı. Çünkü aynı gün Bingöl’de 33 er kurşuna dizildi. Çünkü PKK’li bir time bir takım istihbaratlar verildi. Dezenformasyon yapıldı. Gittiler, o askerleri öldürdüler ve o günden sonra bir daha Türkiye’de öyle bir af projesi bakanlar kurulunun gündemine gelmedi. O dönemde Demirel de bu çatışmanın sona ermesini istiyordu. Çünkü barış onun elini rahatlatacaktı. Demirel sonuçta yatırımcı bir insandır. Savunma harcamalarını bu kadar büyütmek istemiyordu. Orduyu bir zapturapt altına almak istiyordu. • Affın olmasını istemeyen kimdi peki? İşte bu Ergenekon tarzı ilişkilerdi. Derin devletti. Ayrıca İran da, Saddam da, Esat da istemiyordu... Şemdin Sakık, “Biz Bingöl - Elazığ karayolu üzerinde 33 erin öldürülmesi eylemini Öcalan’ın bilgisi dahilinde yaptık,” dedi. Nitekim Öcalan da ilk günlerde bu olayı sahiplendi, “Onlar çok özel eğitimli birileriydi. Bölgede bize karşı kullanacaklardı,” dedi. Ama sonra kıtasına giden silahsız erler olduğunu anladı ve bu olayı sonradan sahiplenmedi. O 33 insanın çok haince bir plan için bölgeye gönderildiğini söyleyerek onu yanılttılar. • Kim yanılttı? 33 erin öldürülmesi derin devlet operasyonu muydu? Derin devlet bunu PKK’ye sahte enformasyon vererek yaptırdı. Ve af gündemden kalktı. Aradan 17 yıl geçti Türkiye hâlâ o noktaya gelemedi. Kürt sorununda çözüme en çok yaklaşılan nokta oydu. 1993 mayıs aylarıydı.. PAZARTESİ KONUŞMALARI Neşe Düzel Diğer Neşe Düzel Makaleleri: * 27.10.2008 - Ümit Fırat: ‘PKK’siz bir barış artık olamaz’ * 20.10.2008 - Avni Özgürel: ‘Sorumlular divanıharbe verilmeli’ * 13.10.2008 - Mümtazer Türköne: ‘Askeri devlet kurmak istiyorlar’ * 06.10.2008 - Bülent Topbaş: ‘Parasını yurtdışında tutan kaybetti’ * 29.09.2008 - Abdurrahman Arslan: “İslam kadın-erkek eşitliğini kabul etmez” * 22.09.2008 - Ali Ağaoğlu: ‘Amerika bu krizde riyakârlık yapıyor’ * 16.09.2008 - Adil Gür: ‘Dolar artsın AKP yüzde 15 düşer’ * 15.09.2008 - Adil Gür: ‘Oruç tutan da, örtünen de azalıyor’ * 09.09.2008 - Volkan Vural: ‘Rusya’nın üstüne gidilemez’ * 08.09.2008 - Volkan Vural: ‘Ermeni ve Rumlar tekrar vatandaş olsun’ * 01.09.2008 - Ali Balkız: 'Sivas’ta Ergenekon mu gizlendi' * 11.08.2008 - Ahmet Türk: 'Baykal’ın her sözü beni ürkütüyor' * 04.08.2008 - Eser Karakaş: 'AK Parti uzlaşırsa siyasette biter' * 28.07.2008 - Baskın Oran: Solun önceliği darbeyle mücadeledir * 22.07.2008 - Sezgin Tanrıkulu: "ABD, Kürt planı hazırlıyor" * Tüm yazıları

www.blogmedya.deriz.biz

1 "yerli ve yabancı toplam 2 bin figüran görev al" etiketi kullanan gönderi "yerli ve yabancı toplam 2 bin figüran görev al" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar
 
Nov
24
    

 

"Güneşi Gördüm" 12 Mart 2009'da vizyona girecek

İstanbul - İlk filmi "Beyaz Melek" ile izlenme rekorları kıran Mahsun Kırmızıgül'ün ikinci kez kamera arkasına geçtiği "Güneşi Gördüm" 12 Mart 2009'da sinemaseverlerle buluşacak.

Mahsun Kırmızıgül'ün senaryosunu yazdığı ve yönetmenliğini de üstlendiği "Güneşi Gördüm" filminde, Ali Sürmeli, Ali Tutal, Alper Kul, Altan Erkekli, Buğra Gülsoy, Cemal Toktaş, Cezmi Baskın, Cihat Tamer, Demet Evgar, Deniz Oral, Emre Kınay, Erol Demiröz, Erol Günaydın, Gülhan Tekin, Hande Subaşı, Itır Esen, Kamil Sönmez, Macit Sonkan, Mahsun Kırmızıgül, Menderes Samancılar, Murat Ünalmış, Nurseli İdiz, Sarp Apak, Cem Aksakal, Şerif Sezer, Yıldız Kültür, Yiğit Özşener, Zafer Ergin ile çocuk oyuncular Aleyna Kala, Aslıhan Kapanşahin, Cansu Aktay ve Tuğse Gökhan rol Bala Atabek aldı.

Kars'ta 200 kişilik bir ekiple 2400 metre yükseklikte bir sınır köyünde devam edilen filmin çekimleri İstanbul ve Danimarka'da sürecek, Norveç'te son bulacak. 3 bin 600 parça kostümün kullanılacağı filmde, yerli ve yabancı toplam 2 bin figüran görev alacak.

Yapımcılığını Murat Tokat'ın üstlendiği ve çeşitli sosyal kategorideki çocukların dramını konu alan filmde, 6 çocuk üzerinden yola çıkılarak Türkiye'de zorda kalan milyonlarca çocuğun sessiz çığlıkları yansıtılacak.
 Anadolu Ajansı

Güneşi Gördüm gerçek oldu
     
Güneşi Gördüm gerçek oldu
 "Güneşi Gördüm"
filminde Altan Erkekli'nin oynadığı karakter gerçek hayatla örtüşüyor.

Mahsun Kırmızıgül'ün yönettiği ve çekimleri halen devam eden "Güneşi Gördüm" adlı sinema filminin senaryosu gerçek oldu. Biri asker diğeri terörist olan iki oğlu arasında kalan ve ikisinin de acı haberini alan bir babanın dramını anlatan filmin hikayesi, Diyarbakır Lice'deki çatışmada şehit düşen Bitlisli Er Fevzi Güngör ile 2007 yılından beri bölücü terör örgütünın dağ kadrosunda olduğu anlaşılan ağabeyi Ferdi Güngör'ün hayat hikayesiyle kesişti. İki oğlunun hüznünü yaşayan baba Ekrem Güngör'ün filmdeki karşılığı olan ünlü sanatçı Altan Erkekli, "Oynadığım karakterin gerçek hayatta karşılığını gördüğüm için bende şok etkisi yarattı.

Dilerim bu yaşadığımız son olay olur"


 dedi.